LİYASEL

Bağışıklık Sistemi ve Güçlendirmenin Yolları Nelerdir?

Photo by Daniela Constantini on Pexels.com

Bağışıklık sistemini, mikroplar veya vücut dışından gelen zararlı maddeler gibi tüm faktörlere karşı vücudumuzun oluşturduğu savunma mekanizması olarak tanımlayabiliriz. Günlük hayatta vücudumuz virüsler, bakteriler ve kanserojen maddeler gibi birçok zararlı faktörle karşı karşıya kalabilir. Hayatın devam etmesi ve hastalanmaması için bağışıklık sisteminin devreye girdiği bu maddelerle mücadele etmek gerekir. Bağışıklık sistemi, bu maddelerin verebileceği zararlı etkileri ortadan kaldırmaya çalıştığı için hayatta kalmamız için çok önemlidir.

Bağışıklık sistemi hücreleri tüm vücuda dağılmış olmasına rağmen dalak, timus, lenf düğümleri ve kemik iliği gibi bilinen bağışıklık sistemi organları vardır. Sistem, mikroorganizmalar veya kanser hücreleri gibi vücuda giren veya gelişen yabancı nesneleri yok etmek için antikor adı verilen maddeler üretmeye başlar. Yabancı cisim hedef olur ve yok olana kadar antikorlarla savaşır. Belli bir hafızası olduğu için bağışıklık sistemi bir sonraki savaşta tüm tecrübesini kullanacaktır. Sistemin amacı sadece yabancı zararlı maddelerle mücadele etmek ve bunu yaparken diğer organlara zarar vermeden kendini de koruyabilmektedir.

Bağışıklık Sistemi Zayıf Olanlarda Belirtiler Neler?

Genetik yapı ve vücut yapısı gibi birçok farklı sebepten dolayı herkesin bağışıklık sistemi değişir. Bu nedenle, herkesin bir bağışıklık sistemi haritası vardır. Yorgunluk, stres veya yetersiz beslenme, diyabet, kanser ve kalp hastalığı gibi birçok faktör bağışıklık sistemini zayıflatabilir. Zayıflamış bir bağışıklık sisteminin en önemli göstergesi, insanların sıklıkla enfekte olmasıdır. Örneğin kışın 3-4 üst solunum yolu enfeksiyonu zayıf bir bağışıklık sisteminin en önemli göstergesidir. Genellikle enfeksiyona duyarlılık zayıf bağışıklığı gösterir. Özellikle şu anda salgın veya salgın bir dönemdeyken, bağışıklığı zayıflamış insanlar üzerindeki etki daha ciddidir. Yaşlandıkça, insan vücudunun biyokimyasal işlevlerindeki değişiklikler, hücrelerden organlara kadar birçok süreçte değişikliklere yol açacaktır. Bu son derece karmaşık değişiklikler sayesinde, bağışıklık sistemi doğal olarak yaşlanacaktır.Bu nedenle yaşlı kişilere çok daha fazla dikkat etmek gerekir.

Covid 19 Virüsüne Karşı Gençlerin Bağışıklık Sistemi Koruyucumu?

Yaşlıların veya gençlerin daha önceki bulaşıcı hastalık deneyimlerinden etkileneceğini biliyoruz. Ancak koronavirüs anlayışımız yeterli değil. Her gün yeni bilgiler ediniyoruz. Şimdiye kadar elde edilen istatistiklere baktığımızda yaşlıların bir risk grubu oluşturduğunu biliyoruz. Çünkü yaşlılarda hem immün yaşlanma hem de kronik hastalıklar var. Örneğin yüksek tansiyon, şeker hastalığı ve kalp hastalığı gibi kronik hastalıklar gençlere göre daha yaygındır. Ancak bu, hastalığın gençlerde ortaya çıkmayacağı anlamına gelmez. Ne yazık ki gençler arasında kayıplar oldu. Ancak bağışıklık sistemi güçlü olsa bile bu kayıplarda hastanın bağışıklık sisteminin nasıl olduğunu veya koronavirüsün bu insanlar üzerindeki etkisini hala bilmiyoruz. Ancak her gün yeni bilgiler alıyoruz. Epidemiyolojik çalışmalardan sonra bağışıklık sisteminin bu sonucun korunmasında ne kadar etkili olduğu ortaya çıkmaktadır.

Gençler arasında koronavirüs salgınında ölüm oranının düşük olmasına rağmen hastalık hala devam ediyor. Diğer bir deyişle, gençlerin bağışıklık sistemleri sandıkları kadar güçlü olmayabilir. Altta yatan farklı kronik sorunlar olabilir veya hiç olmayabilir ve hastalık yalnızca virüsün gücüne bağlı olarak ortaya çıkabilir. Sonuçta evet, gençlerin yaşlılara göre bir avantajı olduğu söylenebilir ama bu, gençlerin güçlü bir bağışıklık sistemi olsa bile hastalanmayacağı anlamına gelmez. Bu nedenle bağışıklık sistemimin çok güçlü olduğunu düşünmemek gerekiyor.Kronik bir hastalığım yok veya genç yaşta kendimi rahatlatıyorum. Sosyal izolasyona ve tüm sağlık düzenlemelerine sıkı sıkıya uyulmasına özel dikkat gösterilmelidir. Sigara içmek ve aşırı içki içmek bağışıklığı büyük ölçüde zayıflatabilir, bu nedenle kesinlikle kaçınılması gerekir.

BAĞIŞIKLIK SİSTEMİ İÇİN NELER YEMELİYİZ

Bağışıklık Sistemimizi Aşırı Güçlendirmek Gerekli mi?

Pandemi sırasında insanlar, kendimi korumam gerektiğini düşünerek, insanların daha önce hiç tüketilmemiş takviyeleri kullanmaya veya tüketmeye eğilimli olduklarını fark ediyorlar. Bunun yanlış olduğunu düşünüyorum. Herkesin belirli bir diyeti veya yaşam tarzı vardır. Bu nedenle vücudu şaşırtacak şeyler yapmamak gerekir. Öyle olması gerekir ki özellikle bu dönemde protein, yağ ve karbonhidratlar açısından zengin, sebze, meyve ve baklagilleri içeren dengeli bir diyet güçlü bir etkiye sahiptir. Aşırı bağışıklık diye bir şey yoktur. Bağışıklık sistemini güçlendirmek için çok fazla takviye veya gıdaya geçmek yarardan çok zarar verir. Örneğin, bir kişinin karaciğeri çok hassassa, çok fazla bitki çayı içmek karaciğeri üzerinde toksik etki yaratacaktır. Aksi takdirde, bağışıklığı artırmak için kullanılan ürünler, devam eden hastalıklar için olumsuz sonuçlar doğurabilir.

Bu nedenle düzeni çok fazla değiştirmemek ve her konuda dengeli gitmek gerekir. Örneğin katı diyetler ya da tam tersi obezite de bağışıklığı zayıflatır. Kişinin normal kilosunu koruması da önemlidir.

Kan Testi Yaptırmadan Vitamin Desteği Almak Doğru mu?

C vitamini seviyesi ne olursa olsun bol su ile alınabilir. Ancak en önemli nokta alınması gereken tüm takviyelerin bir hekim kontrolünde kullanılması gerektiğidir. Örneğin bilinçsiz D vitamini alımı, D vitamini toksisitesine neden olabilir.

BAĞIŞIKLIK SİSTEMİ İÇİN BESİNLER

Bağışıklık Sistemimizi Güçlendirmek İçin Ne Yapmalıyız?

Dengeli Beslenmek ; Bağışıklık sisteminin zayıflamasının en önemli nedenlerinden biri kötü beslenmek ve hareketsiz bir yaşam sürmektir. Bu nedenle düzenli ve dengeli beslenmeye çalışın.

Akdeniz diyetinin bağışıklığı artırdığı da kanıtlanmıştır. Haftada en az üç gün balık yemek, beslenmenizde baklagillere odaklanmanız, mevsimlik sebzeler yemeniz ve ayran sütü, yoğurt ve kefir gibi hayvansal gıdalar tüketmeniz önemlidir. Güçlü bir bağışıklık sistemi için antioksidan kapasitesi yüksek yiyecekler tüketmek de faydalıdır. Semizotu, turunçgiller, ceviz, ıspanak, badem, nar, enginar, brokoli, havuç, kivi, balık, ananas, baklagiller, kuşburnu, zeytin, zeytinyağı, yulaf kepeği, yoğurt gibi besinler bağışıklık sistemini güçlendirir. Özellikle yeşil yapraklı sebzeler (ıspanak, semizotu, pazı, dereotu, nane, marul) içerdikleri A, C ve E vitaminleri, folik asit ve Omega 3 sayesinde güçlü antioksidan özelliklere sahiptir. Haftada 1 tatlı kaşığı keten tohumu salatalara ekleyebilirsiniz.

Yeterli ve Rahat Uyku ; Kaliteli ve yeterli uyku, bağışıklık sisteminizi güçlü tutan faktörlerden biridir. Serotonin hormonunun salgılanması sayesinde uyku sırasında enfeksiyonlara daha hızlı tepki verir. Bu nedenle günde 7-8 saat uyuduğunuzdan emin olun.

Su İçmek;Vücut direncini artırmak ve güçlü bağışıklığı sürdürmek için su çok önemlidir. Bu nedenle günde 2 litre su tüketmeye çalışın.

Egzersiz Yapmak; Mümkünse, bağışıklığı artırmak için açık bir alanda çok fazla oksijen egzersizi yapmak çok önemlidir. Şu anda mümkün olmasa da, orta derecede egzersiz (basit egzersiz ve evde yürümek gibi) da faydalı olacaktır. Bu işlemi gerçekleştirirken, oksijenin girmesine izin vermek için lütfen evinizdeki pencereleri açın.

Donald Tramp Aşı Olmayacağını Duyurdu

Exit mobile version