beyin

Beyin

Vücut ağırlığımızın sadece yüzde 2’sini oluşturuyor, Yaklaşık 1300-1400 gram olan beynin yüzde 69-85’ini su . Beynimiz vücudumuzda kapladığı yerin aksine tüm enerjimizin yüzde 20’sini harcıyor. Ancak beynin büyüklüğünün zeka ile direkt orantısı yok gibi görünüyor. (Albert Einstein’ın beyni 1230 gramdı). İnsan beyninde yaklaşık 86 milyar sinir hücresi ve bu hücreler arasında yüzlerce trilyon bağlantı bulunmaktadır. Bu hücrelerin yoğunluğu, bağlantıları ve beyindeki kıvrımların miktarı daha önemli. Kıvrımlar ne kadar fazla ise o kadar iyi. (Maymun ve yunusların kıvrımları çok belirginken farelerin beyin yüzeyi düz).

Beyin yaklaşık 1,5 kg’lık bir ağırlığa sahiptir. Eğer beyin bir sıvının içinde bulunmasaydı ve direkt olarak kafatasına temas etseydi kendi ağırlığının altında ezilirdi. Bu da beyindeki hayati merkezlerde bir baskı oluşmasına, dolayısıyla ölüme sebebiyet verebilirdi.Ancak böyle bir sorunla -hastalık halleri dışında- karşılaşılmaz. Çünkü beynimizin kendi ağırlığı -yüzdüğü sıvının içinde iken- 1400 gram’dan 50 gram’a kadar düşer. Yani beyinde ağırlığı otuzda bire kadar düşüren bir sistem vardır.

beyin

Bu sistem şöyle çalışır:

Beynin içinde birtakım boşluklar ve bu boşlukların içinde de sadece beyinde bulunan özel damar yığınları vardır.

Bunların görevi vücuttan beyne taşınan kandaki serumu süzmektir. Serum önce beynin içindeki boşlukları doldurur ve sonra çeşitli yollardan beynin dışına çıkar.

En sonunda da bu sıvı beynin üst kısmında yer alan tek yönlü valf sistemi (araknoid villus) sayesinde genel dolaşıma (kan dolaşımına) geri döner. Bu valflerin çok önemli bir görevi vardır: Sıvının beyne yaptığı basıncı ayarlamak.

Eğer bu ayarlama olmasaydı ve basınç çok yüksek bir seviyeye çıksaydı, o zaman beyne olan baskı beynin fonksiyonlarını etkilerdi. Ve bu durum pek çok hastalığın sebebi olurdu.

Buna örnek olarak “hidrosefali” denilen hastalığı verebiliriz. Bu hastalık türünde dolaşımdaki herhangi bir aksaklıktan dolayı beyindeki sıvı bir süre sonra birikmeye başlar ve oluşan basınç beyin fonksiyonlarını etkiler.

Eğer dışarıdan bir müdahale yapılmazsa, yani ameliyatla bu sıvı boşaltılmazsa artan basınç; zeka geriliği, hareket bozuklukları, körlük hatta ölümle sonuçlanan rahatsızlıklara neden olur. Beyin dokumuz ağrıyı hissetmez. Baş ağrısı beyinden kaynaklanıyor gibi hissedilse de ağrı aslında beyin etrafındaki damar ve sinir benzeri ağrıya duyarlı yapılardan kaynaklanır.

TİTREŞİMLERDEKİ GERÇEK SIRRI MERAK EDİYORSANIZ BURADAhttps://liyasel.com/titresimler-gercek-sir/

asdhttps://danende.blogspot.com/2018/05/vahdedi-vucud.html

birhttps://tr.wikipedia.org/wiki/Beyin

YORUMLAMAYA NE DERSİN?