mevlana

Mevlana Su Felsefesi

Mevlana Celaleddin Rumi gönüllerin sultan olmuştur. Sadece İslam aleminde değil sözleriyle bütün dünyaya sevgi muhabbet tohumları sermiştir. Mevlana hazretlerinin su felsefesi olarak bilinen şiiri bile okurken huzur vermektedir.

Mevlana Su Felsefesi

Bir an için sen su olduğunu düşün…

Su kadar özel, su kadar yararlı ve su kadar çok, tükenmez…
İnanıyorum ki gerçekten de öylesin. Ama ister çeşmelerden dökül, ister göklerden yağ, ister nehirler dolusu ak; dibi olmayan bir kovayı dolduramazsın…
Yani seni dinlemeyenlere sesini duyuramazsın…
Unutma daha çok bağırdığında daha çok dinlenmezsin, gürültünün parçası olursun yalnızca!…
Suyun yanında olanlar suyu en az içenlerdir…

Çünkü “Su nasılsa burada, gerek yok ki suyu kana kana içmeye” diye düşünürler.. Tıpkı, sesini sürekli duyanların seni dinlemedikleri gibi!
Ormandaki hiçbir hayvan, ırmağın gürültüler koparan yerinden su içmeye çalışmadı şimdiye dek. Hepsi, hep sabahın en sakin anini bekledi; suyun durgun yerlerini bulabilmek için. Gittiler ve sakin sakin gereksinimlerini giderdiler.

Onlar için en uygun olan kendi istedikleri zamandı.
Sen hep bir su olduğunu düşün… Su gibi güzel, su gibi vazgeçilmez…ve su gibi yaşam kaynağı olduğunu düşün ama su gibi yaşatıcı ol. Su gibi yıkıcı, sürükleyici ve öldürücü değil!..
Suysan tarlalarını basma insanların, yuvalarını yıkma, ocaklarını söndürme; sana “felaket” denmesin!
Suysan bir bardağa sığabil ki damarlara girebilesin!..
Su gibi özel, su gibi güzel, su gibi yararlı, su gibi gerekli ve su gibi bitmez tükenmez olduğunu da unutma…
Ayrıca su gibi sakin olabileceğin gibi, su gibi de “kıyametler” koparıcı olabileceğini unutma…Vadiler varken önünde ve ovalar varken, yayılabileceğin küçük ırmaklara ayırabiliyorsan kendini ve bardaklara bölebiliyorsan, yasam verirsin çevrene. Yoksa hep duyulmayan, dinlenmeyen, korkulan ve kaçılan olursun; seller, afetler gibi.
Tercih elindeydi hep ve hep “senin” ellerinde olacak…
Ya tutmayı öğreneceksin dilini ya da hiç durmadan konuştuğun için, yalnızca bomboş ve anlamsız sesler çıkartan birisi olduğunu zannettireceksin çevrendeki insanlara!
Ama yapman gereken su; düşüneceksin ne zaman ne söyleyeceğini…
Düşüneceksin kimin dinleyip dinlemediğini, kimin anlayıp anlamadığını…
Düşüneceksin anlatmak istediklerinin ne kadarını anlatabildiğini… Hatta anlayanların anladıklarının da senin anlattıklarının ne kadarı olduğunu düşüneceksin…
Konuşmak için en uygun zamanı bekleyecek, en az ama en uygun sözcükleri seçmeye çalışacaksın…

mevlana su felsefesi
mevlana su felsefesi

mevlana su felsefesihttps://twitter.com/liyasel


Yolcuların, önceden aldıkları biletleri ceplerinde olduğu halde, saatlerini kontrol ederek, zaman yaklaştığında, vapurun kalkacağı iskelede hazır olmaları gibi, sen de fikrini bildireceğin kişinin ” kıyıya yanaşmasını” bekleyeceksin!…
Demeyeceksin ki ” Ben canım isteyince giderim iskeleye, vapur da o saniyede gelmek zorunda!…
Demeyeceksin ben aklıma geleni geldiği biçimde söylerim. Karsımdaki de değil duymak değil dinlemek, anlattığımdan bile fazlasını anlamak zorunda…
Keşke öyle olsaydı… Keşke hakli olsaydın, ama maalesef değil…
Ağzını açıp “Şelaleden dökülen suyu” içmeye çalışan bir tavşan gördün mü hiç?
Ya da önüne çıkan ağaçları bile sürükleyen bir selden susuzluk gidermeye uğrasan bir ceylan gördün mü?
Kaplanlar bile içebilmek için suyun durulmasını bekler; beyni olan her canlı gibi!
Hadi… Sen simdi ” su olduğunu” düşün ve kendini ” su gibi ” hisset…
Su gibi özel, su gibi güzel, su gibi berrak, su gibi yararlı…
Su gibi yaşam kaynağı ve su gibi bitmez tükenmez olduğunu anımsa…
Ama yine su gibi ” küçük bir bardağın içine” sığdır ki kendini girebilmeyi öğren insanların damarlarına…
Yaşam ver… vazgeçilmez ol!
Mevlana’dan Bazı Sözler

Kendini küçük görmeyi bırak. Sen yürüyen evrensin.

Yanlış ve doğru hakkındaki fikirlerimizin ötesinde bir alan var. Sizinle orada buluşacağım.

Ruh, çimenlerin arasına uzandığında, dünyanın doğru-yanlış fikirlerinize ihtiyacı olmadığını göreceksiniz.

Üzülme, kaybettiğin her şey başka bir surette bir gün mutlaka geri döner.

Eriyen kar gibi ol, kendini kendinle yıka!

Bırak sular durulsun , o zaman ay ve yıldızların yansımasını kendi varlığının aynasında göreceksin.

Yaraların, ışığın içeri girdiği yerdir.

Sevenler en sonunda bir yerlerde buluşmazlar. Onlar en başından beri birbirlerinin içindedir.Sadece kalpten gökyüzüne dokunabilirsin.Senin görevin aşkı aramak değil, ancak onunla aranda kurduğun engelleri aramak ve bulmaktır.Kapı ardına kadar açıkken neden hapishanede kalırsın?

Mevlana Su Felsefesi

TASAVVUF NEDİR?https://liyasel.com/tasavvuf-nedir/

YORUMLAMAYA NE DERSİN?