Mısır üçlü birliği

MISIR ÜÇLÜ BIRLIĞI: OSIRIS, ISIS VE HORUS

Eski Mısır’ın inanışının belki de en önemli noktası; Osiris, İsis ve Horus üçlüsüne olan tapınımdır. Osiris ve İsis hem Karı-koca hem de kardeştir. Osiris’e, hacıların mumyalanmış başını ziyaret ettiği ve zaman zaman mucizelerin gerçekleştiği Abydos’da ibadet edilir. Açıktır ki, Osiris; makamının sembolleri olan kuş tüyleriyle süslü tacı, asası ve gürzüyle ilk mumya olarak kabul edilir. O, sadece Nil’in ya da yeniden dirilişin tanrısı değildi; kendisinin ölümü ve dirilişi de eski Mısırlılar için ölümsüzlük vaadiydi. Her yıl ölürdü ve Karısı İsis tarafından tekrar hayata döndürülürdü. Osiris ile birlikte ona inananlar da her yıl ölümü yenmiş ve sonsuz hayata sahip olmuş olurdu. Bu mit ile ilişkili hikâyeler oldukça değişken ve komplekstir ancak ana tema her zaman Osiris’in şeytani kardeşi Seth tarafından öldürülmesi, İsis’in her yeri arayarak Osiris’in bedeninin parçalarını bulması ve bir araya getirmesi üzerinden şekillenir. Ancak ne yazık ki, genital organları kayıptır. Bunun sonucu olarak İsis, kanatlarını etrafına sarar ve kusursuz bir şekilde oğulları Horus’a gebe kalır. Isis, Eski Mısır inanışında baş tanrıçadır; çeşitli güçlerini ve görevlerini temsil eden çok sayıda sembole rastlanır. Bazen başında çınar (firavuninciri ağacı) yapraklarından bir taç ile gösterilir ki bu durum, kralların meşru sayılabilmek için Isis’ten izin alması gerekliliğine işaret eder. Diğer zamanlar başında, inek boynuzlarıyla çevrili güneş diski bulunur. Isis’in kanatları, sanat tarihçilerine göre bilinen melek ikonografisinin temeli olmuştur. Ayrıca yine bu akademisyenlerin iddasına göre, bebek Horus ile ilgilenirken gösterilen temsilleri bebek İsa’yı tutan Bakire Meryem imajının öncelidir. Eski Mısır’da Isis, bir çok başka konunun da temsilcisiydi: tarımı öğretmek, iyileştirme sanatı, evliliklerin tayini, büyü sanatı, ve belki de en önemli rolleri olan kederli eş, kendini adamış anne… Efsanelere göre, parçalanmış eşi için döktüğü gözyaşları; her yıl Nil Nehri’nin taşmasının sebebidir. Mısır’ın düşmesinden sonra Yunanistan, Roma ve Akdeniz’in genelinde birçok tapınak Osiris ve Isis’e, ancak çoğunlukla Isis’e adanmıştır. Ünlü Philae adasında bulunan Isis tapınağı, Roma İmparatoru Trajan saltanatı döneminde inşa edilmiş olsa da ilk inşası yaklaşık 2500 B.C.E. yılında gerçekleştirilmiştir.

Olcay Töre’den alıntıdır

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.