Nusret başarı hikayesi

Nusret Gökçe

Nusret Gökçe 1983 yılında Erzurum’da dünyaya geldi , maden işçisi bir babanın 5 evladından birisidir.Henüz 2 yaşında iken, babasının işleri yüzünden darıca ya taşındı.
Babasının işlerinden dolayı onu, 3 veya 4 hafta da bir görüyordu.

Maddi sıkıntılardan dolayı, 6. Sınıfta okulu bıraktı.
5 kardeşten sadece, en küçüğü liseyi bitirebildi.Daha sonra iş hayatına atılan Nusret, bostancı kasaplar çarşısında çırak olarak işe başladı.
Aynı anda 10 usta ile, 1 dakika boş durmadan çalıştı. Hiç senelik izin yapmadı. Mesai gözetmedi. Günde 18 saat aktif olarak çalıştı.

Gelelim kırılma noktasına, 2007 de İstinye parkta  kasap restoran konsepti hizmete başladı. Bu oluşum Nusret’i bir hayli heyecanlandırdı.
2008-2009 yıllarında bu sektörün diğer ülkelerde nasıl olduğunu merak etti ve Arjantin, Amerika, Japonya ya giderek, kasap restoranlarında incelemeler yaptı.Yabancı dili ve bilgisi olmadan, buna nasıl cesaret ettin sorusuna Nusret;
Fransız bir müşterim aracı oldu. Son maaşım ve kredi kartından çektiğim 7000. Binim vardı. 2009 yılında Arjantin e gittim.

3 ay boyunca, çiftlik, kasap, restoranlarda gezdim.
Türkiye ye döndüm ve maaşlı işime devam ettim.Çalıştığı kurumda, tüm öğrendiklerini sergilemeye başladı.
Sonrasında, Amerika hedefi vardı evli ve çocuklu olmadığı için reddedildi.

Arjantin sonrası, birkaç dergi de çıktı.
Görevliye onları okuttu. 3 aylık vize verildi.Amerika da yaptığı menü, Newyork Time da yayınlandı.
Amerika da 4 büyük et restoranın da para almadan, kaçak çalıştı.

Türkiye ye döndüğünde, seni bekleyen bir işin yok mu? Sorusuna Nusret;
Zaten niyetim kendi yerimi açmaktı. Diye cevapladı.Mithat Erdem eski bir dostumdu. Ben emeğimi koydum. Oda parasını koydu.
İsim ne olacak dedi, bir kağıda Nusret yazdım.
Et kısmını ayırdım. Parayı ver, kısa süre sonra sana bir para sayma makinası alacağım dedim.

6 ay sonra tüm yatırımı, çıkmıştı. Payıma düşeni ödemiştim. Diye anlatıyor Nusret. Başarmak nasıl bir his? Sorusuna Nusret; İlk dükkanımda her akşam, adımın yazdığı tabelayı seyrederdim.
Dua edip, şükrederdim.
Halada şükrederim diye cevaplıyor.Ve gelelim işin en güzel noktasına,
Hani henüz 6. Sınıfta bıraktığı o ortaokul vardı ya, işte o okulun adını taşıyan adam ile ortak oldu. Doğuş grubunun bir parçası oldu.

YORUMLAMAYA NE DERSİN?