Takva Ne Demektir ? Nasıl Takva Sahibi Olunur ?

Takva: Arapçada korkma, sakınma, kaygılanma anlamında bir kelimedir. Takvanın dışı Allah’ın hududunu muhafaza, içi de ihlâs ve niyettir.

Takva; dini daha derin bir anlayışla yaşama olayıdır, dinde hassaslıktır.

Takvâ, nefsânî arzuları zayıflatmak, rûhânî istîdatları inkişâf ettirmek ve Cenâb-ı Hak’la dostluğun tesisidir.

Takvâ; kalbi mâsivâdan, yâni Allah’tan uzaklaştıran her şeyden korumak ayrılmaktır.

Takvâ, Allâh’a yakınlık ve ebedî vuslat kapısıdır. O kapıdan geçenler; hayatı, med-cezirlerine kapılmadan, denge ve muvâzeneyi bozmadan huzûr içinde yaşarlar.

Velhâsıl Takvâ, mü’minin, Allâh’ın hıfz u emânına sığınarak, âhirette kendisine zarar ve elem verecek şeylerden titizlikle korunması ve günahlardan sakınarak sâlih amellere sarılmasıdır.

Şeriat ehline göre takva; ahirette kötü neticeye yol açabilecek zararlı alışkanlık ve fiilden kaçınmaktır. Ve nefsi bu tür kötülüklerden korumaktır. Takvanın üç derecesi vardır. Evvela nefsi şirk ve küfür gibi hastalıklardan uzak tutmaktır. Bu sayede sâlikin kendisini cehennem azabından kurtarmalıdır, ikincisi, sâlikin işlemiş olduğu bütün günahlardan dolayı pişmanlık duyup tevbe etmesidir. Bu havasın takvâsıdır. Şeriat ehlinin katında ariflerin takvadaki derecesi budur. Hz. Mevlânâ bu mevzua muvafık şöyle buyurmuştur.

Takva sahibi de,

Firavunun gittiği yoldan usanan, Musalaşan kişidir.

Kul, takvâ sâhibi olabilmek için nefsini dâimâ hesâba çekmelidir. Zîrâ, kalbin en büyük düşmanı olan nefs-i emmârenin şiddetli arzularına direnebilmek ve âfetlerinden korunabilmek, ancak takvâ duygusunun kuvvetlenmesiyle mümkündür.

Bazı insanlar vardır ki doğduğu zamana ait değildir. Çağların ötesinde yaşarlar. Onlar ışık olur çevresini aydınlatırlar. Cevherlerin usta ellerde yetişmesi, değerinin ortaya çıkması için belirli bir zamanın geçmesi lazımdır. Sürekli doğum sancısı çekenlerin dillerinden inci, mercanlar dökülür. Mevlânâ Celaleddin, “hamdım, piştim, yandım elhamdülillah!” derken en güzel iksiri ve insan-ı kâmilin yolunu göstermiştir.

Büyük ve alimler’den Mevlana Celaleddin Rumi sözleri ve nasihatları ile hayatınıza yön verecek altın değerinde sözleri derledik. İnsan için faydalı olan bilgi, bilgilerin en üstünüdür, en güzel rehberdir. Bu çalışmamdaki amaç, toplumda ortaya çıkan bozulmanın durulması adına, ‘bir damla’ olabilmektir.

MEVLANA TAKVA İLE İLGİLİ MESAJLARI

(Ey arif!) Senin takvan, dinin var, iyi işler işlersin, öyle ki âlem onlarla düzelir, kurtuluşa erer…. Hz Mevlana

Kör gibi O’nun ihsan eteğine yapış! Padişahım, körün yapışması diye buna derler işte! O’nun eteği, emirdir, fermandır. O’ndan korkmayı, ondan çekinmeyi kendisine can ittihaz eden adam, ne bahtiyar bir adamdır!…. Hz Mevlana

Takva, havanın iki elini bağlayınca, Hak Teâlâ aklın iki elini çözer. O zaman akıl, seni idare etmeye başlar, senin kumandanın olur. Önceleri sana hâkim olan duygular, senin mahkûmun olur, senin buyruğun altına girer….. Hz Mevlana

Kim Allah’tan korkup takva yolunu tutarsa; onu gören cin de insan da ondan çekinir….. Hz Mevlana

TAKVA İLE BAZI ÖRNEKLER

Hazret-i Ömer -radıyallâhu anh- da, bir gün Übey bin Kâ’b -radıyallâhu anh-’a takvânın ne olduğunu sorar. Übey -radıyallâhu anh- da ona:

“–Sen hiç dikenli bir yolda yürüdün mü ey Ömer?” der.

Hazret-i Ömer:

“–Evet, yürüdüm.” karşılığını verince bu sefer:

“–Peki, ne yaptın?” diye sorar.

Hazret-i Ömer:

“–Elbisemi topladım ve dikenlerin bana zarar vermemesi için bütün dikkatimi sarf ettim.” cevâbını verir.

Bunun üzerine Übey bin Kâ’b -radıyallâhu anh-:

“–İşte takvâ budur.” der.

TAKVA NEDİR
TAKVA

TAKVA’NIN TARİFİ

Hazret-i Îsâ -aleyhisselâm-, takvâyı ne güzel târif eder:

Bir kimse Îsâ -aleyhisselâm-’a gelerek:

“–Ey hayır ve iyiliklerin muallimi! Bir kul, Allah Teâlâ’ya karşı nasıl takvâ sahibi olur?” diye sordu.

Îsâ -aleyhisselâm-:

“–Bu kolay bir iştir: Allah Teâlâ’yı cân u gönülden hakkıyla seversin, O’nun rızâsı için gücün yettiğince sâlih amellerde bulunursun, bütün Âdemoğullarına da, kendine acır gibi şefkat ve merhamet gösterirsin!” cevâbını verdi. Sonra da şöyle buyurdu:

“–Sana yapılmasını istemediğin bir şeyi sen de başkasına yapma! O zaman Allâh’a karşı hakkıyla takvâ sâhibi olursun!” 

“…Kim Allâh’a karşı takvâ sâhibi olursa, Allah Teâlâ ona bir çıkış yolu ihsân eder.” (et-Talâk, 2

“Kişi, kalbini tırmalayan, kendisini huzursuz eden şeyleri terk etmedikçe takvâ makâmına ulaşamaz.” (Buhârî, Îmân, 1)

Allah’a güven. Vekîl olarak Allah yeter.

Ayetler, Allah’ın çizdiği Hudutlardır. Onu aşanların vasfı şeytandır. “Şeytan” haddini aşan / taşan demektir. Kim ki Takvadan (indirilene uymaktan) çıkarsa, haddi aşmış olur.

TASAVVUF NEDİR ?https://liyasel.com/tasavvuf-nedir/

YORUMLAMAYA NE DERSİN?